TRT 12 Punto’da Çocuk Sinemasına Türkiye ve Slovenya Perspektifinden Bakış

TRT 12 Punto’da çocuk sinemasına Türkiye ve Slovenya perspektifinden bakış: ortak üretim, kültürel etkileşim ve yeni hikâyeler.

16.07.2026
17
TRT 12 Punto’da Çocuk Sinemasına Türkiye ve Slovenya Perspektifinden Bakış

TRT’nin bu yıl 8. kez düzenlediği senaryo geliştirme ve ortak yapım platformu TRT 12 Punto kapsamında, çocuk odaklı içeriklere ışık tutan özel bir panel Sinema Feriye’de gerçekleştirildi. Etkinlikte, Türkiye ve Slovenya’dan uzmanlar çocuklar için sinema üretimini, yayıncılık anlayışını ve geleceğe yönelik hedefleri ayrıntılı biçimde tartıştı.

TRT Çocuk Kanal Koordinatörü İsmihan Yılmaz ile Slovenya Film Merkezi Direktörü Natasa Bucar’ın katıldığı panelde; iki ülkenin çocuk sinemasındaki deneyimleri karşılaştırıldı, değişen çocuk profiline ve onların ihtiyaçlarına uygun içerik üretmenin yolları ele alındı.

Slovenya’da Çocuk Sinemasının Gelişimi ve Üretim Stratejisi

Söz alan ilk konuşmacı Natasa Bucar, Slovenya’da çocuk odaklı sinema kültürünün köklerinin İkinci Dünya Savaşı sonrasına uzandığını anlattı. 1950’li yıllarda çekilen ve uluslararası başarı kazanan ünlü çocuk kahraman Kekec serisinin, Slovenya çocuk filmleri tarihinde dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Bucar, Kekec filmlerinin yalnızca Slovenya’da değil, dünyanın farklı bölgelerinde de geniş kitlelere ulaştığını, özellikle Çin’de büyük bir hit haline geldiğini ve oldukça başarılı bir dağıtım süreci yaşadığını belirtti. Bu yapımların, Slovenya sinemasını dünya çapında görünür kılan örneklerden biri olduğunu ifade etti.

Zaman içinde Slovenya çocuk filmlerinin anlatım dilinin değiştiğini söyleyen Bucar, önceki yıllardaki fantastik ve masalsı öğelerin yerini giderek daha gerçekçi hikayelere bıraktığını; aile içi ilişkiler, okul yaşamı, arkadaşlık ve ilk aşk gibi temaların öne çıktığını dile getirdi.

Slovenya’nın küçük ölçeğine dikkat çeken Bucar, 2 milyon nüfuslu bir ülke olarak üretim kapasitesinin sınırlı olduğunu hatırlattı ve şu bilgileri paylaştı:

  • Her yıl toplamda yaklaşık 8 ila 10 kurmaca uzun metrajlı film finanse edilebiliyor.
  • Ulusal strateji gereği bu filmlerden en az birinin, çoğu zaman ikisinin çocuklar veya gençlik için hazırlanan yapımlar olmasına özen gösteriliyor.

Ulusal film eğitimi stratejisinin 2016’da kabul edildiğini hatırlatan Bucar, bu sayede çocukları sinema kültürüyle sistemli biçimde buluşturmanın mümkün hale geldiğini söyledi. Okullar, sinemalar ve kültür kurumları arasında güçlü iş birlikleri kurduklarını belirten Bucar, yalnızca film gösterimi yapmanın yeterli olmadığını, bunun mutlaka eğitimle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Bu noktada öğretmenlerin rolünün altını çizen Bucar, çocukların bir filmi sadece izlemekle kalmayıp, onu nasıl okumaları ve değerlendirmeleri gerektiğini öğretmenler aracılığıyla öğrendiklerini ifade etti. Medya içeriklerini anlayarak, sorgulayarak tüketmenin günümüz dünyasında hayati önemde olduğuna dikkat çekerek, bu yaklaşımın medya okuryazarlığının temel bileşenlerinden biri olduğunu söyledi.

TRT Çocuk’un Sorumluluğu ve Çocukların Değişen İhtiyaçları

İsmihan Yılmaz, panelde TRT Çocuk’un bir kamu yayıncısı olarak taşıdığı sorumluluklardan ve içerik üretim süreçlerinden söz etti. Sektör buluşmalarının önemine değinerek, bu tür platformların neden, neyi ve nasıl yaptıklarını kamuoyuna açık biçimde anlatabilmeleri için önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.

Yılmaz, TRT Çocuk’un hedefini yalnızca eğlence sunmakla sınırlamadıklarını; çocukların ve ebeveynlerin hayatı daha iyi anlamalarına yardımcı olmayı amaçladıklarını vurguladı. Kanalın odaklandığı temel alanları ise şöyle özetledi:

  • Çocukların karşılaştığı fiziksel ve zihinsel sorunlar
  • Bilişsel ve duygusal gelişim süreçleri
  • Sağlıkla ilgili meseleler ve farkındalık
  • Sosyal yaşamda çocukların deneyimlediği güçlükler ve ihtiyaçlar

Son yıllarda çocukların eskisinden çok daha fazla zihinsel ve duygusal desteğe ihtiyaç duyduğunu gözlemlediklerini söyleyen Yılmaz, bu alandaki deneyimlerini şöyle özetledi: “Bunca yılın ardından, çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şeyin insani ilişkiler ve ekrandaki temsil olduğunu net bir şekilde söyleyebilirim.”

Yılmaz’a göre çocuklar, ekranda kendilerine benzeyen, dertleriyle, sevinçleriyle ilişki kurabilecekleri karakterler görmek istiyor. Takip edecekleri daha fazla rol modele, onlarla bağ kurabilecekleri daha fazla insani hikayeye ve ekran dışında fiziksel etkileşim alanlarına ihtiyaç duyuyorlar. Bu nedenle TRT Çocuk, projelerini tasarlarken çocukların zihinsel ve duygusal gereksinimlerini merkeze alan bir yaklaşım benimsiyor.

Ortak Hedefler, Farklı Yapılar

Panelin soru-cevap bölümünde, Türkiye ve Slovenya’nın çocuk sinemasına bakışlarındaki yapısal farklılıklar ile ortak amaçlar karşılaştırıldı. Bir yanda küçük ölçekli ama planlı bir sinema endüstrisine sahip Slovenya, diğer yanda daha geniş bir üretim kapasitesine ve kamu yayıncılığı deneyimine sahip Türkiye’nin, çocuklara kaliteli içerik sunma noktasında benzer hedefler taşıdığı vurgulandı.

Etkinlik, katılımcıların sorularıyla zenginleşerek sona ererken, çocuklar için sinema ve ekran üretimi alanında uluslararası iş birliklerinin ve deneyim paylaşımının önemine dikkat çekildi. Panelde öne çıkan ortak fikir, çocuklara yönelik her içerikte insani bağların, temsilin ve eğitimin merkeze alınması gerektiği oldu.

YAZAR BİLGİSİ
Sinema ve dizi dünyasına dair en güncel haberleri, incelemeleri ve özel içerikleri okuyucularıyla buluşturan dijital bir platformdur. Yerli ve yabancı filmlerden popüler dizilere, oyuncu biyografilerinden sektör gelişmelerine kadar geniş bir içerik yelpazesi sunuyoruz. Sinema tutkunları için hazırlanan analizler, öneri listeleri ve eleştirilerle izleyicilerin doğru içerikleri keşfetmesine yardımcı oluyoruz.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.